Mădălina Moraru’nun German Law Journal’daki makalesi, AB geri gönderme usulünün 2024–2026 reformunu ve reformun geri gönderme müktesebatı ile göç alanındaki düzenleyici çerçeve üzerindeki etkisini eleştirel olarak değerlendiriyor. Makale, AB’nin dış ve iç sınırlarında ve ülke dışında genel usulden ayrılan geri gönderme yollarının çoğalmasını açıklamak için “exceptionalized pluralism” kavramını kullanıyor; bu yapının hızlandırılmış sınır transferleri, Avrupa Geri Gönderme Emri, sınır dışı etme öncesi alıkoyma ve geri gönderme merkezleri bakımından anayasal sorunlar doğurduğunu savunuyor.
Makale, oluşan sistemin meşruiyetinin uygulamanın uyumlaştırılmasına Temel Haklar Şartı’na dayalı güvencelerin somut biçimde hayata geçirilmesinin eşlik etmesine bağlı olduğunu ileri sürüyor.
AB’nin iç ve dış sınırlarında ve ülke dışında genel usulden ayrılan geri gönderme usullerinin çoğalmasının usul güvencelerini geri plana itip itmediği ve özgürlük, hukukun üstünlüğü ve hesap verebilirliğe ilişkin anayasal gerekliliklere uygunluğu.
Moraru, hızlandırılmış transfer, alıkoyma ve ülke dışındaki geri gönderme merkezlerini Temel Haklar Şartı'nın güvenceleriyle birlikte değerlendiriyor. Eleştirinin odağı, icrada uyumlaştırmanın özgürlük ve hesap verebilirlik güvencelerinin uygulanmasıyla desteklenmesi gereği.
German Law Journal · 2026
DOI 10.1017/glj.2026.10239