Hakeem Seriki, İngiliz mahkemelerinin bir yetki anlaşmasına aykırı olarak yabancı mahkemeden alınan kararın tenfizini engellemek amacıyla anti-enforcement injunction (AEI) verme yönündeki yakın dönem yaklaşımını inceliyor. İnceleme, özellikle Rus mevzuatının tahkim anlaşmalarını ve münhasır yetki anlaşmalarını etkisizleştirmek için kullanıldığı uyuşmazlıklara odaklanıyor.
Makale, mahkemeler arası nezaketin rolünün büyük ölçüde gerilediğini ve İngiliz mahkemelerinin yabancı bir karar verilmeden önce de AEI tedbiri vermeye istekli olduğunu belirtiyor. Seriki, bu gelişmelerin Rus mevzuatının tahkim ve münhasır yetki anlaşmalarını etkisizleştirmek amacıyla kullanılmasına uygun bir yanıt oluşturduğunu savunuyor; bununla birlikte Rus davalarının istisnai olarak anlaşılması gerektiğini ve İngiliz mahkemelerinin uygulamasında kalıcı bir yeniden ayarlamayı temsil etmeyebileceğini ileri sürüyor.
Yabancı bir mahkeme kararının münhasır yetki veya tahkim anlaşmasına aykırı olarak tenfizini İngiliz mahkemelerinin anti-enforcement injunction yoluyla önleyip önleyemeyeceği ve bu tedbirin yabancı karar verilmeden önce uygulanması.
Makale, yabancı bir mahkeme kararının tenfizini engelleyen AEI tedbirlerinin, belirli koşullarda karar verilmeden önce de kullanılabildiğini; ancak Rus davalarının bu yaklaşımın İngiliz mahkemelerince kalıcı biçimde benimsendiğini göstermeyebileceğini vurguluyor.
Journal of International Arbitration · 2026
DOI 10.54648/joia2026028