Francesco Spera, Avrupa Birliği’nin göç ve iltica krizlerine dış ilişkilerinde soft law araçlarıyla yanıt vermesinin Antlaşma ilkeleri ve bütünleşme süreciyle hukuki ilişkisini ele alıyor. Kitap, bu araçların AB’nin dış yönetişimi ve küresel aktör kimliği içindeki yerini inceliyor.
Ingrid V Eagly, Avrupa Birliği üye devletlerinde refakatsiz göçmen çocukların uluslararası koruma ve statü düzenleme süreçlerinde hukuki bilgiye, vasiye ve avukattan ücretsiz danışmanlığa erişim sorunlarını ele alıyor.
Efrat Arbel, Kanada’nın 2020-2026 arasında uygulamaya koyduğu sığınma reformlarının mülteci koruma sistemini nasıl dönüştürdüğünü ve sığınmacılara yönelik hukuki yükümlülükleri nasıl etkilediğini inceliyor.
Arian Henning’in Verfassungsblog’da 10 Ağustos 2026 tarihli “Computer Says No” yazısı, Federal Kabine’nin 29 Temmuz 2026’da kabul ettiği yeni KI-Migrationsverwaltungsgesetz taslağını konu alıyor.
Makale, Birleşik Krallık’ın Brexit sonrası göç ve sığınma politikalarını, geri göndermeme ilkesi ve uluslararası hukuk yükümlülükleri çerçevesinde inceler.
“Sınır dışsallaştırması ve uluslararası mülteci hukukunun geleceği üzerine karşılaştırmalı inceleme” başlıklı akademik yayın 2026-07-08 tarihinde yayımlandı. Yayın United States; European Union; European states bağlamındaki milletlerarası özel hukuk literatüründe yer alıyor.
Alejandra Aguirre, New York City’de barınma hakkının sığınma arayışı krizi sırasında uygulanmasında ortaya çıkan güçlükleri ele alıyor. Çalışma, bu hakkın hayata geçirilmesiyle bağlantılı uygulama sorununu somut bir hukuki mesele olarak inceliyor.
Lorenzo Bernardini’nin Journal of Perpetrator Research’te yayımlanan “Mass Immigration Detention: Thorny Pathologies and Large-Scale Impact” başlıklı makalesi, Avrupa’daki toplu göçmen gözaltısı uygulamasını Avrupa Birliği göç hukuku ile AİHS çerçevesi üzerinden inceliyor.
Noa Campello Carballido’nun makalesi, Atlantik güzergâhı üzerinden Kanarya Adaları’na ulaşan ayrılmış çocukların hukuki muamelesini ve bu bağlamda AİHS m. 8 kapsamındaki aile hayatına saygı hakkının nasıl dengelendiğini ele alıyor.
Hanen Medromi, Fas sınır hukukunu yalnızca bir ülke sınırı meselesi değil, kara, hava ve deniz sınırlarında işleyen bileşik bir hukukî rejim olarak ele alıyor.
Sara Ceballos Padrón ve Vladimir Eneraldo Núñez Herrera’nın makalesi, cinsiyete dayalı zulme karşı korumanın göç alanında hangi ölçüde güçlendiğini, çok düzeyli bir çerçevede ve iki normatif eksen arasında ele alıyor: Birleşmiş Milletler’in Güvenli, Düzenli ve Düzgün Göç için Küresel Mutabakatı…
Miriana Strippoli’nin Journal of Peace and Diplomacy’de yayımlanan bu makalesi, parçalanmış bir dünyada göç yönetimi bağlamında uluslararası mülteci hukukunu meta-hukuki bir yaklaşımla ele alır.
Janka Deli ve Katerina Linos’un Verfassungsblog’daki yazısı, AB Göç ve İltica Paktı’nın iki yıllık geçişin ardından Birlik genelinde uygulanmaya başlamasını konu alıyor.
Alessia di Pascale, AB Göç ve İltica Paktı’nın 12 Haziran 2026’da tam olarak uygulanmaya başlanmasından iki haftadan az süre önce, üye devletlerin ulusal sistemlerini yeni çerçeveye uyarlama sürecinin hâlâ tamamlanmadığını yazıyor.
Georgios Athanasiou’nun European Journal of Migration and Law’da yayımlanan makalesi, AB üye devletlerinin dış sınırlarda kısıtlayıcı göç tedbirlerini ve geri göndermeyi giderek daha fazla ulusal güvenlik gerekçesiyle savunduğunu, bunun da geri göndermeme ilkesini aşındıran bir “güvenlikleştirme…
Joseph Choe, CBP One uygulamasını iltica başvuru sahiplerine karşı Amerikan hükümetinin ahlaki ve hukuki yükümlülükleriyle birlikte ele alır. Çalışmanın temel sorusu, bu dijital aracın iltica başvuru sahiplerinin korunmasına ilişkin yükümlülüklerle nasıl ilişkilendirileceğidir.
Marion Panizzon’un makalesi, 2006 Fransa–Senegal İkili Göç Anlaşması’nın ulusal göç hukuku ile AB Göç ve İltica Paktı karşısında nasıl değerlendirildiğini inceliyor.
Konsey of Europe’nin 15 Mayıs 2026 tarihli Chișinău Bildirgesi etrafındaki tartışmaları ele alan bu değerlendirme, belgenin göç ve iltica alanında “devamlılık” ile “ince bir yeniden dengeleme” arasında iki olası yönelim doğurduğunu söylüyor.
Leon Rauch imzalı “Her Yerde Sıcak Noktalar mı? Yeni Pakt Kapsamında Sınır Prosedürleri Sırasında Gözaltı ve Hareket Özgürlüğü Kısıtlamaları” başlıklı akademik çalışma European Journal of Migration and Law bünyesinde 2026-03-31 tarihinde yayımlandı.
Hülya Kaya’nın European Journal of Migration and Law’daki makalesi, 2016 AB–Türkiye Bildirisi sonrasında Türkiye’nin “güvenli üçüncü ülke” ve “ilk sığınma ülkesi” olarak konumlandırılmasına eşlik eden varsayımı, Türk Anayasa Mahkemesi’nin göç kontrolüne ilişkin içtihadı üzerinden inceliyor.
Zeynep Derya Tarman ve Meltem Ece Oba’nın bu makalesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 16 Ocak 2024 tarihli C-621/21 sayılı kararını cinsiyete dayalı şiddet mağduru kadınların uluslararası koruma talepleri bakımından ele alıyor.
Bu makale, Türk yabancılar hukukunda idari gözetim kararlarını ve uygulamada karşılaşılan sorunları inceliyor. Çalışma, yabancının statüsü ve sınır dışı etme süreciyle bağlantılı usul ve koruma güvenceleri bakımından değerlendirilebilir.