“Sınır dışsallaştırması ve uluslararası mülteci hukukunun geleceği üzerine karşılaştırmalı inceleme” başlıklı akademik yayın 2026-07-08 tarihinde yayımlandı. Yayın United States; European Union; European states bağlamındaki milletlerarası özel hukuk literatüründe yer alıyor.
Elisa Ortega Velázquez’in Mexican Law Review’da yayımlanan makalesi, 2017–2025 arasında ABD göç yönetişiminin Trump’ın ilk başkanlığından Biden dönemine ve Trump’ın ikinci başkanlığının başlangıcına uzanan çizgide cebrî güvenlikleştirmeden hegemonik bir kontrol biçimine dönüştüğünü ileri sürüyor.
Patricia Quan, Ontario’daki aile yanında konaklama düzeninde yaşayan lise düzeyindeki uluslararası öğrencilerin esenliğini ve bu alandaki düzenleyici boşlukları inceliyor. Çalışma, öğrencilerin barınma koşullarıyla bağlantılı koruma sorunlarına odaklanıyor.
Kate Motluk’un Political Geography’de yayımlanan bu makalesi, Birleşik Krallık’ın göç yönetimini Büyük Britanya dışındaki mekânlar üzerinden dışsallaştırma biçimini ele alıyor.
Alethia Fernández de la Reguera’nın *Inside the Bureaucracy of Immigration Detention* adlı kitabı, Meksika’da göç politikasının nasıl uygulandığını, özellikle de Tapachula’daki Siglo XXI Göç İstasyonu’nda yürütülen üç yıllık nitel araştırmaya dayanarak inceliyor.
Alejandra Aguirre, New York City’de barınma hakkının sığınma arayışı krizi sırasında uygulanmasında ortaya çıkan güçlükleri ele alıyor. Çalışma, bu hakkın hayata geçirilmesiyle bağlantılı uygulama sorununu somut bir hukuki mesele olarak inceliyor.
Lorenzo Bernardini’nin Journal of Perpetrator Research’te yayımlanan “Mass Immigration Detention: Thorny Pathologies and Large-Scale Impact” başlıklı makalesi, Avrupa’daki toplu göçmen gözaltısı uygulamasını Avrupa Birliği göç hukuku ile AİHS çerçevesi üzerinden inceliyor.
Noa Campello Carballido’nun makalesi, Atlantik güzergâhı üzerinden Kanarya Adaları’na ulaşan ayrılmış çocukların hukuki muamelesini ve bu bağlamda AİHS m. 8 kapsamındaki aile hayatına saygı hakkının nasıl dengelendiğini ele alıyor.
Hanen Medromi, Fas sınır hukukunu yalnızca bir ülke sınırı meselesi değil, kara, hava ve deniz sınırlarında işleyen bileşik bir hukukî rejim olarak ele alıyor.
Sara Ceballos Padrón ve Vladimir Eneraldo Núñez Herrera’nın makalesi, cinsiyete dayalı zulme karşı korumanın göç alanında hangi ölçüde güçlendiğini, çok düzeyli bir çerçevede ve iki normatif eksen arasında ele alıyor: Birleşmiş Milletler’in Güvenli, Düzenli ve Düzgün Göç için Küresel Mutabakatı…
Miriana Strippoli’nin Journal of Peace and Diplomacy’de yayımlanan bu makalesi, parçalanmış bir dünyada göç yönetimi bağlamında uluslararası mülteci hukukunu meta-hukuki bir yaklaşımla ele alır.
Ayşegül Dursun ve Meltem İneli Ciğer’in makalesi, deniz yoluyla düzensiz olarak göç eden göçmen ve mültecilerin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) kapsamında hangi korumalara sahip olduğunu ve devletlerin bu alandaki yükümlülüklerini ele alıyor. Çalışma, özellikle 98.
Ersin Yılmaz ve Nazım Taha Koçak’ın ikinci baskı kitabı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun idari yargıya yansıyan uyuşmazlıklarını, Türk idari yargı mercilerinin kararları üzerinden bir araya getiriyor.
Janka Deli ve Katerina Linos’un Verfassungsblog’daki yazısı, AB Göç ve İltica Paktı’nın iki yıllık geçişin ardından Birlik genelinde uygulanmaya başlamasını konu alıyor.
Alessia di Pascale, AB Göç ve İltica Paktı’nın 12 Haziran 2026’da tam olarak uygulanmaya başlanmasından iki haftadan az süre önce, üye devletlerin ulusal sistemlerini yeni çerçeveye uyarlama sürecinin hâlâ tamamlanmadığını yazıyor.
Georgios Athanasiou’nun European Journal of Migration and Law’da yayımlanan makalesi, AB üye devletlerinin dış sınırlarda kısıtlayıcı göç tedbirlerini ve geri göndermeyi giderek daha fazla ulusal güvenlik gerekçesiyle savunduğunu, bunun da geri göndermeme ilkesini aşındıran bir “güvenlikleştirme…
Joseph Choe, CBP One uygulamasını iltica başvuru sahiplerine karşı Amerikan hükümetinin ahlaki ve hukuki yükümlülükleriyle birlikte ele alır. Çalışmanın temel sorusu, bu dijital aracın iltica başvuru sahiplerinin korunmasına ilişkin yükümlülüklerle nasıl ilişkilendirileceğidir.
Marion Panizzon’un makalesi, 2006 Fransa–Senegal İkili Göç Anlaşması’nın ulusal göç hukuku ile AB Göç ve İltica Paktı karşısında nasıl değerlendirildiğini inceliyor.
Laura Salzano’nun European Journal of Migration and Law’daki notu, 18 Aralık 2025’te verilen ABAD’ın Hamoudi v Frontex ve WS and Others v Frontex kararlarını ele alıyor.
Konsey of Europe’nin 15 Mayıs 2026 tarihli Chișinău Bildirgesi etrafındaki tartışmaları ele alan bu değerlendirme, belgenin göç ve iltica alanında “devamlılık” ile “ince bir yeniden dengeleme” arasında iki olası yönelim doğurduğunu söylüyor.
Nitish Monebhurrun, Leonardo Cavalcanti Da Silva ve Maria José Rigotti’nin çalışması, yurt dışında yaşayan ve çalışan Brezilyalı göçmenlerin çalışma koşulları ile korunmasını çoklu-saha yaklaşımları ve teorik perspektifler çerçevesinde ele alır.
Makale, serbest dolaşım hukukunun reşit olmayan AB vatandaşlarının durumunu açıkça düzenlememesi nedeniyle onların çoğu kez yalnızca AB vatandaşı ebeveynlerinin aile üyesi olarak ele alınmasını konu alıyor.