Zenodo’da yayımlanan bu makale, İran ve Afganistan hukuk sistemlerinde şahsî statüye ilişkin kanunlar ihtilafı kurallarını karşılaştırmalı olarak inceliyor.
Tristan Harley, Najeeba Wazefadost ve Mohammad Baqir Bayani’nin bu makalesi, 1951 Mülteci Sözleşmesi bağlamında mültecilerin katılımını ele alıyor. Uluslararası mülteci hukukunda katılımın nasıl tartışıldığına ilişkin akademik bir yayın olarak International Journal of Refugee Law’da yayımlandı.
UNIDROIT 2026-07-16 tarihinde “UNIDROIT Dijital Varlıklar ve Özel Hukuk İlkeleri'nin Türkçe çevirisi artık erişilebilir” başlıklı hukuki gelişme yayımladı.
Dewa Sukma Kelana, Agus Gandara, Siah Khosyi’ah ve Ahmad Fathonih’in Jurnal Pustaka Cendekia Hukum dan Ilmu Sosial’de yayımlanan makalesi, küreselleşmenin artırdığı sınır aşan miras uyuşmazlıklarında mal paylaşımını İslam hukuku ve Endonezya pozitif hukuku açısından inceliyor.
Alman Hâkimler Birliği’nin, HCCH’nin paralel yargılamalar ve bağlantılı davalara ilişkin gelecekteki sözleşme taslağına sunduğu görüş yayımlandı. Birlik, paralel yargılamalara ilişkin uluslararası bir düzenlemeyi ilke olarak desteklemekle birlikte, taslağın 9 ve 10.
HCCH 2019 Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi’nde ‘judgment’ kavramının tanımı, Matthias Weller ve Achim Czubaiko-Güntgen’in Uniform Law Review’de yayımlanan makalesinin merkezinde yer alıyor.
Hannah Naccasha’nın Immigrants & Minorities’te yayımlanan makalesi, ABD’de zina kavramının 1952-1975 arasında New York ve California’daki göç davalarındaki rolünü inceliyor. Çalışma, vatandaşlık ve göç hukukunun dava pratiğiyle kesişimine odaklanıyor.
Cassadee Orinthia Yan’ın The Gendered Politics of Belonging adlı kitabı, dünya genelindeki vatandaşlık hukukunun ataerkil iktidarı vatandaşlık hiyerarşilerine nasıl çevirdiğini inceliyor.
Maarit Jänterä-Jareborg’un Scandinavian Studies in Law’da yayımlanan makalesi, sınır ötesi aile meselelerinde insan haklarının nasıl uygulandığını ve bunun kadın haklarıyla bağlantılı olarak milletlerarası özel hukukun görevine nasıl ışık tuttuğunu ele alır.
Peter Arnt Nielsen’in Scandinavian Studies in Law’da yayımlanan makalesi, blokaj statülerini milletlerarası özel hukuk bağlamında ele alıyor. Metin; kanunlar ihtilafı, tahkim, sözleşmeler, mahkeme kararları ve AB milletlerarası özel hukuku başlıklarına temas ediyor.
Marie Linton’un Scandinavian Studies in Law’da yayımlanan bu makalesi, milletlerarası özel hukukta doğrudan uygulanan kuralları (overriding mandatory rules) ele alır.
Tuulikki Mikkola; Fanni Aarniva tarafından hazırlanan “Yabancı Evliliklerin Tanınması ve Fin Milletlerarası Özel Hukukunda Ordre Public” başlıklı akademik yayın Scandinavian studies in law içinde 2026-07-12 tarihinde yayımlandı.
Avrupa Milletlerarası Özel Hukuk Derneği, Wrocław’da Haziran 2024’te yapılan İkinci EAPIL Konferansı’na dayanan "Private International Law and Global Crises" başlıklı cildin yayımlandığını duyurdu.
Alina Tryfonidou’nun Nordic Journal of European Law’daki makalesi, Adalet Divanı’nın Commission v Malta kararını ele alarak yatırım karşılığı vatandaşlık veren düzenlemelerin AB hukuku ile bağdaşıp bağdaşmadığını inceliyor.
HCCH’nin 9 Temmuz 2026 tarihli duyurusuna göre, 5 Ekim 1961 tarihli Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi (1961 Apostil Sözleşmesi), Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti bakımından 5 Kasım 2025’te tevdi edilen katılma belgesini takiben yürürlüğe girdi.
Dr Emilie McDonnell tarafından hazırlanan “AB’nin dışsallaştırılmış göç kontrolünün çıkış hakkını nasıl zayıflattığı” başlıklı akademik yayın EU Immigration and Asylum Law and Policy içinde 2026-07-08 tarihinde yayımlandı.
“Sınır dışsallaştırması ve uluslararası mülteci hukukunun geleceği üzerine karşılaştırmalı inceleme” başlıklı akademik yayın 2026-07-08 tarihinde yayımlandı. Yayın United States; European Union; European states bağlamındaki milletlerarası özel hukuk literatüründe yer alıyor.
Elisa Ortega Velázquez’in Mexican Law Review’da yayımlanan makalesi, 2017–2025 arasında ABD göç yönetişiminin Trump’ın ilk başkanlığından Biden dönemine ve Trump’ın ikinci başkanlığının başlangıcına uzanan çizgide cebrî güvenlikleştirmeden hegemonik bir kontrol biçimine dönüştüğünü ileri sürüyor.